Her İnsan Bir Engelli Adayıdır
Başımıza gelen bazı olaylar bizim tercihimiz sonucu yaşanırken bazı olaylar da biz istesek de istemesek de meydana gelmektedir. Kaza ve kader diye bir kavram vardır. Yani bizim yaşayacağımız olaylar Allah tarafından takdir edilmiştir ve mutlaka gerçekleşecektir. Hiç kimse bir dakika sonra başına ne geleceğini bilemez. Şu an sağlıklı ve sağlam olan bir insan bir dakika sonra ani bir rahatsızlık geçirerek bir anda tüm sağlığını kaybedebilir.
Her insan bir engelli adayıdır. Kaldırımda yürürken başımıza düşebilecek bir tuğla ya da yolda yürürken sorumsuz bir sürücünün yaptığı hata sizin hayatınız boyunca bir engelli olarak yaşamanıza sebep olabilir. Yani engelli olmak hiç kimsenin kendi tercihi değildir. Bu yüzden engelli insanlara karşı bakışımızı bu gerçeği dikkate alarak şekillendirmeliyiz . Toplum olarak bir yanlışımız da engelli insanları eksik ya da acınacak kimseler olarak görmektir. Oysa hiçbir engelli başkaları tarafından acınılmayı beklememektedir. Engellilerin diğer insanlardan beklediği tek şey onları anlamak ve durumlarına saygı göstermektir. Onları anlamak ise empati kurabilmek ile mümkün olur. Kendinizi onların yerine koyarak bir engellinin hayatını diğer insanlar gibi rahatlıkla sürdürebilmesi için çevrenin nasıl olması gerektiğini düşünmeniz çevreyi buna göre düzenlemeniz yeterlidir.
Şunu unutmamak gerekir ki çoğu engel doğuştan değil yaşarken insanların başına gelmiştir. Ve hiç kimsenin de bir dakika sonrasına garantisi yoktur. Başımıza gelebilecek bir kaza bir anda tüm hayatımızı değiştirebilir. Sağlığı yerinde iken engelli insanların yaşamını hiç aklına getirmeyenler bir anda kendini bu yaşamın içerisinde bulduğunda büyük psikolojik sorunlar yaşayabilir. Bu yüzden hepimiz bir engelli adayı olduğumuzu unutmamalı ve onları anlamaya gayret göstermeliyiz.
Engelli olmak, bir tercih değil hayatın bize getirdiği bir sınavdır. Bazıları doğuştan engelli oluyor, bazıları da hayatın içinde yaşanan kazalar veya hastalıklardan sonra engelli olabiliyor. Bunu bir eksiklik olarak görmemeliyiz. Çünkü hayat devam ediyor ve yaşama tutunmak gerekir. Bana göre en büyük engel sevgisizliktir. Dolayısıyla yüreğinde sevgi olmayanlar dönüp kendilerine bakmalıdır.
Engelli insanların biz insanlar gibi normal bir insan olduğunu unutmadan, onlara yaşama sevinci aşılamalıyız. Çünkü onlar engelli durumda oldukları için hayata karamsar gözle bakabilirler. Bu durumda onların her zaman yanında olduğumuzu belirtmeliyiz. Böylece her şeye rağmen hayatın devam ettiğini, mücadele etmek gerektiğini onlara göstermiş oluruz. Engelliler için hayatın ne kadar zor olduğunu ancak empati yaparak hissedebiliriz. Unutmamak gerekir ki, hepimiz bir gün engelli olabiliriz. Bu söz üzerine fazlaca düşünmek gerekiyor. Çünkü hayatta her an her şey olabiliyor. Dolayısıyla her insan bir engelli adayıdır. Bunları unutmamak gerekir. Şu fani dünyada insanın başına ne zaman ne geleceğini kimse bilemez.
Örnek vermek gerekirse, bugün sağlığımız yerindedir ancak yarın bize ne gösterecek, bilemeyiz. Hepiniz çevrenizde engelli birini görmüşsünüzdür. Kimi yürüyemez; bedensel engellidir, kimi görme engelli olabilir, kimisi de işitme engelli olabilir. Onlara sorsanız engelli olmak ister miydi? Elbette kimse engelli olmayı istemezdi. Bu onların tercihi değil sonuçta. Kısaca belirtmek gerekirse hayata engellilerin gözünden bakarak, onların yaşadığı duyguları anlamak gerekir. Onları anladığımız zaman gerçek manada insan olmuşuz demektir.


